İnsanın ölmeden görmesi gereken harika yerlerden biri olan Bozcaada, sizi gizemli dünyasına davet ediyor. Deniz, rüzgar ve güneşin sımsıcak yüzünü damarlarınızda hissedeceğiniz ve adada olduğunuzu her haliyle yaşayacağınız manzaraya sahiptir Bozcaada. Eskilere dayanan tarihi ve şahsına münhasır mimarisiyle; Arnavut kaldırımları, eşsiz tattaki şarapları, tarihi Rum evleri, ucu bucağı görünmeyen denizi ile adada bambaşka bir dünyaya yelken açarsınız.

Bozcaada’nın En Yüksek Tepesi

Bozcaada’ya gelinir de Göztepe ’yi ziyaret etmemek olur mu hiç? Adanın 192 m. Yüksekliğindeki en yüksek noktasına ulaşıp, gün batımını izlemenin keyfine tarif bulunmaz inanın. Tam da bu noktada adada olduğunuzu hissetmekle kalmaz, sanki denizin tam ortasında kocaman bir geminin kaptın köşkünden adadaki yükseklikleri, düzlükleri, çamlıkları, zümrüt yeşili üzüm bağlarını, evleri ve rüzgar güllerini gördüğünüz gibi etraftaki adacıkları da panaromik bir güzellikte seyre dalabilirsiniz. Hatta şansınız varsa ve hava puslu değilse, Çanakkale boğazından, Midilli Adasını hatta Gökçeada’yı ve ardındaki Semadirek Adasını dahi rahatlıkla görebilirsiniz. Bu muhteşem ötesi güzelliğe şahit olabilmek için, bu yere çıkan araba yolu bulunmaktadır. Dik olmasının yanı sıra yalnızca bir arabanın sığabileceği genişlikte bir yoldur bu. Eğer şoförlüğünüze güveniyorsanız bu yolu göze alabilir, o muhteşem atmosferi yaşayabilirsiniz. Yok stres yaparım, yürürüm derseniz de ada merkezinden hafif tempolu bir yürüyüşle yarım saatte yine bu muhteşem manzaradan geri kalmazsınız. Yürürken tepeye çıkan yolun sanki gökyüzüne uzanan bir merdiven havasında olduğunu hissedersiniz. Zaten yolda gözünüze öyle zengin manzaralar sunulmaktadır ki izlemekten kendinizi alamadan yol alıp, nasıl tepeye çıktığınızı bile anlayamayacaksınız emin olun.

Göztepe’nin o muhteşem kuşbakışı görsel şöleni sayesinde, eşsiz bir manzara ile baş başa kaldığınızda, Çanakkale’nin portresini tarihin kokusunu içinize çekerek izleyebilir, destansı havayı iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Bir de dolunay zamanına denk gelirseniz, muhakkak güneşin batışını izleyin ve hava karardıktan sonra ana karaya dönüp bir bakın; İşte! Tarifsiz ihtişam ve güzelliğiyle muhteşem dolunay… O muazzam görsel şölenin içinde nefes alırken kartpostala mı bakıyorsunuz yoksa nefes aldığınız bir güzelliğin tam da içinde misiniz ikilemini yaşadığınızda sakın şaşırmayın.

En tepeye ulaştığınızda görebileceğiniz tek bina radyolink istasyonudur. Ancak manzaranın göz kamaştıran etkisiyle buna pek aldırış edeceğiniz sanmıyoruz. Adadaki en güzel kaçamağınız olacak bu yerde, dolunaya şahitlik etmenin ayrıcalığını, adanın en güzel bağlarından çıkan şarabıyla bütünleştirdiğinizde bu lezzetin etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız. Büyüsüne kapılacağınız bu muhteşem hissin manzaranın çarpmasından mı yoksa şarabın etkisinden mi olduğunu siz bile anlayamayacaksınız…