Konuşan Tarih Bozcaada Kalesi

Adaya feribotla yaklaşırken Bozcaada’nın güzelliğini taçlandıran ve heybetiyle göz dolduran Bozcaada Kalesi, istilalara açık olan tarihi nedeniyle Bozcaada‘nın korunması için inşa edilmiş olup, kimler tarafından yapıldığı meçhuldür. Şirin bir kasaba görünümündeki bu yerin küçüklüğüne göre hayli büyük bir kalesinin olması görenleri şaşırtabilir. Tabi bu heybet ve ihtişam sorgulanmamalıdır, çünkü kalenin bu büyüklüğünün adanın zengin bir tarihe sahip olduğunun emaresi olduğu bilinmelidir. Bunun yanı sıra tarihinde Venedikliler, Cenevizliler ve Bizans dönemlerinde bu devletlerin egemenliklerine ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Ancak özellikle Venedikliler adadaki ev sahiplikleri boyunca kaleyi tahrip etmiş olmalarına rağmen; Osmanlı döneminde ise (1455) II. Mehmet kaleyi adadaki kalıntılarının üzerinden retore ettirmiştir. Kale, bugüne kadar (1657) Köprülü Mehmet Paşa’nın ve (1815) II. Mahmut zamanında da geçirdiği büyük bir onarımdan sonra kale bugünkü halini almıştır.

Bozcaada’nın kuzeydoğusuna yapılmış olan Bozcaada Kalesi, Osmanlı zamanında da önemli olması nedeniyle Fatih Sultan Mehmet tarafından da esaslı bir şekilde restore edilmiştir. 1714 yılında da Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa tarafından da tamiratı yapılmış olan bu kale, en önemli ve detaylı restoresini, Padişah II. Mahmut (1815) tarafından gördüğü bulunan kitabelerden anlaşılmaktadır. 1965 yıllarından itibaren de pek çok defa onarımdan geçen kale en son olarak 1996 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Bu heybetli kale, iç ve dış cephe olarak iki kısımlıdır. Kale, güneyinde bulunan 10 metre genişliğinde su hendeğiyle adadan ayrılmıştır. Sularla çevrili bu bölümlerde su sarnıcı, çeşme, kuyu, cami, atölye, kışla ve cephanelik de bulunmaktadır. Eskiden asmalı kapı aracılığıyla girilen kaleye şimdilerde sabit bir köprü üzerinden geçerek girilmektedir. Bir zamanlar içinde Türk halkının yaşadığı iki caminin de bulunduğu kalenin içi, şimdilerde boş olmakla birlikte, yalnızca festival ve eğlence zamanları düzenlenen konserlerle hareketlenmekte ve canlanmaktadır. Kalenin iç bölümünde de adanın etrafından çıkarılan amforalar sergilenen oda mevcut olup, kale bahçesinde yine adanın etrafından çıkarılan eski mezar taşları ve bir çok tarihi eserler sergilenmektedir.

Bozcaada devasa güzelliğinin yanı sıra boğazın çıkışında da bulunması nedeniyle, anakaraya da yakın olduğundan tarihi hep istilalarla geçmiştir. Ev sahipliği yaptığı tüm medeniyetler bir çok kaleye göre Bozcaada Kalesinde güven içinde hissetmişlerdir kendilerini. Surlarında gemileri gözetleyen nöbetçilerini kaybedeli beri, tarihe tanıklık etmiş bedeni şimdilerde ziyaretçilerini, sabah saat 10:00 ile akşam 20:00 saatleri arasında ziyaretçilerini kabul etmekte ve ağırlamakta, başında esen deli rüzgarlara, etrafında dolaşan divane kargalara rağmen mağrur duruşundan hiçbir şey kaybetmemiştir.