Rüzgar Güllerinin Esintisinde Bozcaada

Zamanın telaşsız, koşturmacasız aktığı yer Bozcaada, Yeşili maviyle buluşturan, rengarenk çiçeklerle bezenmiş, köy kahveleriyle, pazarıyla, kekik kokan tepeleri ve zümrüt yeşili bağlarıyla her an sürpriz yapmaya hazır bir yaramaz çocuk gibidir bu ada. Ülkemizin üçüncü büyük adası olma ünvanını alan bu güzel ada Çanakkale Boğazı’nın girişinde, üzüm bağlarıyla ve sıcacık bağ evleriyle sanki size özel hazırlanmış hissini uyandırmaktadır. Küçük sokak arası kafelerine girdiğinizde sanki evinizde mutfağınızdaymışsınız gibi rahat olabileceğiniz, leziz şaraplarını keşfettiğinizde bugüne kadar neredeymişim diyeceğiniz muhteşem bir atmosfer sunmaktadır size.
Efsunlu havasını gülüne takıp, hayaller kurduran Bozcaada rüzgar gülleri, cam gibi göz kamaştıran ucu bucağı görünmeyen Egenin manzarasında sanki sonsuza el sallıyor gibidir. İşte bu güzelliğe güzellik katmak, masmavi denizin manzarasında rüzgara narince kafa tutan rüzgar güllerini izleyerek aklınızdaki karmaşaları yakasından tutup, güllerin göğüs gerdiği rüzgara verin alsın götürsün sizden. Özellikle de akşam güneşin batış saatlerinde adanın batı burnunda bulunmak ritüel olmuştur adada. Gündüzleri yalnız başlarına dönen ve kendilerinden başka yarenleri olmayan rüzgar güllerinin akşam vakitleri olduğunda her yanını kalabalık sarar ve film karesini andıran bu akşam üstü vaktinde bu manzaranın tadını çıkarmak için şarabınızı da almadan gelmeyin buraya.
Hayatınızda bir çok yerde ve bir çok defa gün batımı izlemiş olabilirsiniz. Ancak bu kadar efsunlu bir gün batımı izlemediğinizin garantisini verebiliriz. Adanın batı ucuna vardığınızda, uçsuz bucaksız Ege denizini ihtişamlı ve vakur duruşuyla karşılayan rüzgar gülleri ve terkedilmiş deniz fenerinin göz dolduran muhteşem manzarasının yanı sıra burnunuza gelen yabani kekik kokularının eşliğinde, yüzünüzü okşayan hafızalarınıza kazınacak bir huzur dokunuşuyla adanın rüzgarı sizi sarıp sarmalayacak. İşte adada günün rengarenk ışıklarına veda etmek için adanın Batı Burnuna gitmek gelenek haline getirilmiştir. Hal böyle olunca kimisi piknik sepeti ile, kimisi de adanın eşsiz lezzetindeki şarabını tatmak için şarabıyla geliyor güneşi uğurlamaya… Bu vakitler geldiğinde de gündüz vakur duruşuyla birbirlerine yarenlik eden rüzgar güllerinin etrafını heyecanlı ve coşkulu bir kalabalık sarıveriyor ve rüzgarıyla birlikte, yalnızlığını paylaşıyorlar rüzgar güllerinin…
Bu muhteşem manzaraya ulaşmak için yazın her gün gün batımı saatlerine doğru ada merkezinden minibüsler kalkmakta ve tüm adayı gezdikten sonra, adanın batı burnunda güneş batana değin mola vermektedir. Eğer aracınız olmadan gelecekseniz, bu fırsatı kaçırmamalısınız…!